Avrupa

Arama Motorlarına İlişkin Davalarda Unutulma Hakkı Kriterleri Hakkında 2019/5 No.lu Rehber (Versiyon 2.0. 7 Temmuz 2020’de Kabul Edildi)

Hazırlayan: Aslı Rabia Savaş

Gözden Geçiren: Zeynep Öğretmen Kotil

 

Avrupa Veri Koruma Kurulu,

Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 27 Nisan 2016 tarihli 2016/679/EU sayılı, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin gerçek kişilerin korunması ve bu verilerin serbest dolaşımı hakkındaki 95/46/EC Direktifi’ni ilga eden Tüzük’ün (bundan böyle “GVKT” olarak anılacaktır) 70(1)(e) maddesini göz önünde bulundurarak,

AEB Ortak Komitesi’nin 6 Temmuz 2018 tarih ve 154/2018 sayılı Kararı ile değiştirilen AEB Anlaşmasını ve özellikle Ek XI ve Protokol 37’yi göz önünde bulundurarak[1],

Kendi İç Tüzüğünün 12. ve 22. maddelerini göz önünde bulundurarak,

Aşağıdaki Rehberi Kabul Etmiştir.    

    GİRİŞ

1.         Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (“ABAD”) 13 Mayıs 2014 tarihli Costeja kararını[2] takiben, bir ilgili kişi, çevrimiçi arama motoru sağlayıcısından (“arama motoru sağlayıcısı”)[3] kendi adı üzerinden yapılan aramanın ardından gösterilen sonuçlar listesinde yer alan internet sayfalarına yönlendiren bir veya birkaç bağlantıyı silmesini isteyebilir.

2.        Google’ın Şeffaflık Raporu’na[4] göre, Google tarafından listeden kaldırılmayan URL’lerin yüzdesi, anılan karardan bu yana geçen beş senede artış göstermemiştir. Bununla birlikte, ABAD kararından sonra, ilgili kişilerin listeden kaldırılma (delisting) taleplerinin reddedilmesi karşısında şikâyette bulunma hakları konusunda daha farkında oldukları görünmektedir. Zira, Denetim Otoriteleri arama motoru sağlayıcıları tarafından reddedilen listeden kaldırılma taleplerine karşı şikayetlerin sayısında artış gözlemlemiştir.

3.              Avrupa Veri Koruma Kurulu (“AVKK”) Eylem Planı uyarınca GVKT’nin 17. maddesine ilişkin bir rehber geliştirmektedir. Bu rehber tamamlanıncaya kadar Denetim Otoriteleri, ilgili kişilerin şikâyetlerini mümkün olduğu ölçüde ve mümkün olduğunca zamanında ele almaya ve soruşturmaya devam etmelidir.

4.              Bu doğrultuda, bu belge arama motorları davalarında Unutulma Hakkını GVKT madde 17 (“listeden kaldırılmayı talep etme hakkı”) hükümleri ışığında yorumlamayı amaçlamaktadır. Gerçekten de Unutulma Hakkı, özellikle Costeja kararında yer alan listeden kaldırılmayı talep etme hakkını dikkate alarak GVKT madde 17’nin kapsamında özellikle düzenlenmiştir.

5.              Bununla birlikte, 24 Ekim 1995 tarihli 95/46/EC sayılı Direktif (“Direktif”) uyarınca ve ABAD tarafından verilen mevzubahis Costeja kararında[5] belirtildiği üzere, listeden kaldırılmayı talep etme hakkı iki hakka işaret etmektedir (GVKT İtiraz Hakkı ve Silme Hakkı). Gerçekten de madde 21’in uygulanması silme hakkının üçüncü gerekçesi olarak açıkça öngörülmüştür. Sonuç olarak, GVKT madde 17 ve madde 21’in her ikisi de listeden kaldırılma talepleri için yasal bir temel teşkil edebilir. İtiraz hakkı ve silme hakkı Direktif kapsamında zaten yer alıyordu. Buna rağmen, aşağıda değinileceği üzere, GVKT’nin lafzı bu hakların yorumlanmasında bir uyarlama yapılmasını gerektirmektedir.

6.              Bir ön mesele olarak vurgulamak gerekir ki her ne kadar GVKT madde 17 bütün veri sorumlularına uygulanabilir olsa da bu rehber sadece arama motoru sağlayıcılarının işleme faaliyetlerine ve ilgili kişiler tarafından ibraz edilen listeden kaldırılma taleplerine odaklanmaktadır.

7.              GVKT madde 17’nin arama motoru sağlayıcılarının veri işleme faaliyetlerine uygulanmasında dikkate alınacak bazı hususlar vardır. Bu konuda, arama motoru sağlayıcısının faaliyetleri kapsamında kişisel verilerin işlenmesinin, çevrimiçi gazete içeriği sunan basın kuruluşları gibi üçüncü taraf web siteleri tarafından yürütülen işleme faaliyetlerinden ayırt edilmesi gerektiğini belirtmek gerekir[6].

8.              Temel bir kural olarak, aramanın ilgili kişinin adı üzerinden yapıldığı durumlarda, eğer bir ilgili kişi belirli bir içeriğin listeden kaldırılmasını sağlarsa, bu, söz konusu içeriğin ilgili arama sonuçları listesinden silinmesi sonucunu doğuracaktır. Ancak bu içerik, başka arama kriterleri kullanıldığında hala erişilebilir olacaktır.

9.              Listeden kaldırılma talepleri kişisel verinin tamamen silinmesi sonucunu doğurmaz. Nitekim, kişisel veri ne kaynak web sitesinden ne de arama motoru sağlayıcısının dizininden ve önbelleğinden silinecektir. Örneğin bir ilgili kişi, gazete makalesi gibi bir medya kuruluşundan kaynaklanan kişisel verisinin bir arama motoru dizininden çıkarılmasını isteyebilir. Bu durumda, kişisel veriye olan bağlantı arama motorunun dizininden kaldırılabilir. Ancak, söz konusu makale medya kuruluşunun kontrolünde olmaya devam edecek ve kural olarak ilgili kişinin adını içeren aramalarda artık arama sonuçları içinde görünmese de hala kamuya açık ve erişilebilir olacaktır.

10.          Her halükârda, arama motoru sağlayıcıları, genel olarak tamamen silme görevinden muaf değildir. Bazı istisnai durumlarda, dizinlerinde ve önbelleklerinde gerçek ve tam silme gerçekleştirmeleri gerekecektir. Örneğin, arama motoru sağlayıcılarının orijinal yayıncı (original publisher) tarafından ibraz edilen robots.txt taleplerine itibar etmeyi bırakmaları durumunda, esas olarak ilgili kişinin adına dayanan listeden kaldırılmanın aksine, içeriğin URL’sini tamamen silme görevleri bulunmaktadır.

11.          Bu rehber iki konuya bölünmüştür. İlk konu, bir ilgili kişinin GVKT madde 17.1 kapsamında arama motoru sağlayıcısına gönderdiği listeden kaldırılma talebi için dayanabileceği gerekçelerle ilgilidir. İkinci konu, GVKT madde 17.3’e göre listeden kaldırılmayı talep etme hakkının istisnaları ile ilgilidir. Bu rehber, reddedilen listeden kaldırılma taleplerine ilişkin şikayetlerin ele alınmasına ilişkin kriterlerin değerlendirilmesine ayrılmış bir ek ile desteklenecektir.

12.          Bu rehber GVKT madde 17.2’ye[7] değinmemektedir. Gerçekten de bu madde, kişisel verileri alenileştiren veri sorumlularının, bu kişisel verileri sonradan bağlantılar, nüshalar ya da çoğaltmalar vasıtasıyla yeniden kullanan sorumluları bilgilendirmesini gerektirmektedir. Bu tür bir bilgilendirme yükümlülüğü, üçüncü kişiler tarafından internette yayınlanan ya da internete yerleştirilen ve kişisel veri içeren bilgileri buldukları, otomatik olarak indeksledikleri, geçici olarak depoladıkları ve belirli bir tercih sırasına göre internet kullanıcılarının erişimine sunduklarında arama motoru sağlayıcıları için uygulanmamaktadır[8]. Ek olarak, [bu yükümlülük] bir ilgili kişiden listeden kaldırılma talebini alan arama motoru sağlayıcılarının, bilgiyi internette alenileştirmiş olan üçüncü tarafları bilgilendirmesini de gerektirmemektedir. Bu tür bir yükümlülük, ilk sorumlulara daha fazla sorumluluk yüklemeyi amaçlar ve ilgili kişilerin girişimlerinin çoğalmasını engellemeye çalışır. Bu bağlamda, Madde 29 Çalışma Grubu’nun, arama motoru sağlayıcıları “genel bir uygulama olarak, listeden kaldırmadan etkilenen sayfaların ağ yöneticilerini, belirli sorgulara karşılık olarak bazı internet sayfalarının arama motorundan erişilemeyeceği gerçeği hakkında bilgilendirmek zorunda olmamalıdır” çünkü “bu tür bir bilgilendirmenin AB veri koruma kanunu kapsamında hiçbir yasal dayanağı yoktur”[9] açıklaması halen geçerlidir. Ayrıca GVKT madde 17.2’ye ilişkin ayrı bir rehber hazırlanması planlanmaktadır.

1.       GVKT KAPSAMINDA LİSTEDEN ÇIKARMAYI TALEP ETME HAKKININ DAYANAKLARI

13.          GVKT madde 17 hükmü ile getirilen listeden kaldırılmayı talep etme hakkı, ABAD’ın listeden kaldırılma talebinin, sırasıyla Direktif’in 12. ve 14. maddelerinde yer alan düzeltme/silme hakkı ve itiraz hakkına dayandığını ortaya koyduğu Costeja kararındaki bulgularını değiştirmemektedir.

14.          Madde 17.1 aşağıdaki 6 durumda verilerin silinmesi için genel bir ilke ortaya koymaktadır:

a.     kişisel verilerin toplanma ya da başka bir şekilde işlenme amaçlarıyla ilgili olarak artık gerekli olmaması (madde 17.1.a);

b.    ilgili kişinin, işlemeye dayanak teşkil eden rızasını geri alması (madde 17.1.b);

c.     ilgili kişinin, GVKT madde 21.1 ve 21.2 uyarınca kişisel verisinin işlenmesine itiraz etme hakkını kullanması (madde 17.1.c);

d.    kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmiş olması (madde 17.1.d);

e.     silmenin yasal bir yükümlülüğe uyum gereğince gerçekleştirilmesi (madde 17.1.e);

f.     kişisel verilerin, reşit olmayanlara bilgi toplumu hizmetleri sunulmasına ilişkin olarak toplanması (madde 8.1’e atıfta bulunan madde 17.1.f).

 15.          Madde 17’deki tüm dayanaklar listeden kaldırılma söz konusu olduğunda teorik olarak uygulanabilir olsa da uygulamada, rızanın geri alınması durumunda olduğu gibi bazı dayanaklar nadiren kullanılacak ya da hiç kullanılmayacaktır (aşağıdaki 2. dayanağa bakınız).

16.          Bununla birlikte, bir ilgili kişi, birden fazla sebebe dayanarak bir arama motoru sağlayıcısına listeden kaldırılma talebinde bulunabilir. Örneğin, ilgili kişi kişisel verilerinin arama motoru tarafından işlenmesinin artık gerekli olmadığını düşündüğü (madde 17.1.a) ve aynı zamanda GVKT madde 21.1 uyarınca işlemeye itiraz hakkını kullandığı için (madde 17.1.c) listeden kaldırılmayı talep edebilir.

17.          Denetim Otoritelerinin, GVKT madde 17 uyarınca belirli bir arama sonucunu silmeyi reddeden arama motoru sağlayıcısına ilişkin şikâyetleri değerlendirebilmesi için, Denetim Otoriteleri bir URL’nin atıfta bulunduğu içeriğin listeden çıkarılıp çıkarılmayacağını belirlemelidir. Bu nedenle, şikâyetin esasına ilişkin analizlerinde üçüncü taraf internet sitesi yayımcıları tarafından erişime sunulan içeriğin niteliğini dikkate almaları gerekmektedir.

1.1.     Dayanak 1: Arama motoru sağlayıcısının işleme faaliyeti ile ilgili olarak kişisel verilerin artık gerekli olmadığı durumlarda listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.a)

18.          GVKT madde 17.1.a uyarınca bir ilgili kişi, genel bir kural olarak kendi adı üzerinden yapılan bir arama sonrasında, arama sonuçlarındaki ilgili kişiye ait kişisel veriler, arama motorunun işleme amaçları için artık gerekli değilse; bu arama sonuçlarındaki içeriğin listeden kaldırılmasını arama motoru sağlayıcısından isteyebilir.

19.          Bu hüküm bir ilgili kişiye, arama motoru sağlayıcısının işlemesi için gereğinden uzun süre erişilebilir tutulan kişisel bilgilerinin listeden kaldırılmasını isteme imkânı vermektedir. Ne var ki bu tür bir işleme faaliyeti, özellikle bilgiyi internet kullanıcıları için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Listeden kaldırılmayı talep etme hakkı kapsamında, gizliliğin korunması ile internet kullanıcılarının bilgiye erişimdeki menfaatleri arasında denge kurulmalıdır. Özellikle, kişisel verinin zaman içerisinde güncelliğini yitirmiş ya da güncellenmemiş olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

20.          Örneğin, bir ilgili kişi:

§  bir şirket tarafından tutulan kendisine ait bilgi, kamuya açık sicilden çıkarıldığında,

§  bir firmanın internet sitesine yönlendiren bir bağlantı artık o firmada çalışmamasına rağmen kendi iletişim bilgilerini içeriyorsa,

§  yasal bir yükümlülüğü yerine getirmek için bir bilginin internette belli bir süre yayınlanması gerekiyorsa ve bu bilgi, ilgili mevzuatta öngörülenden daha uzun süredir çevrimiçi kaldıysa

madde 17.1.a uyarınca listeden kaldırılmayı talep etme hakkını kullanabilir.

21.          Örneklerle ortaya konulduğu üzere, bir ilgili kişi, özellikle kişisel bilgilerin zaman içinde açıkça yanlış olduğu veya güncelliğini yitirdiği durumlarda bir içeriğin listeden kaldırılmasını talep edebilir. Bu tür bir değerlendirme ilk işlemenin amaçlarına bağlı olacaktır. Sonuç olarak, uygun olduğu müddetçe, kişisel verinin ilk saklama süreleri de GVKT madde 17.1.a uyarınca listeden kaldırılma talepleri incelenirken Denetim Otoriteleri tarafından dikkate alınmalıdır.

1.2.      Dayanak 2: İlgili kişinin rızasını geri çekmesi durumunda, işlemenin yasal dayanağının GVKT madde 6.1.a veya madde 9.2.a’ya uygun olduğu ve işleme için başkaca bir yasal dayanağın bulunmadığı hallerde listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.b)

22.          GVKT madde 17.1.b uyarınca ilgili kişi, işleme faaliyetine ilişkin rızasını geri aldığı takdirde kişisel verisinin silinmesini sağlayabilir.

23.          Listeden kaldırılma durumunda, arama motoru sağlayıcısının işleme faaliyeti için yasal dayanak olarak ilgili kişinin rızasını kullanmış olduğu anlamına gelecektir. GVKT madde 17.1, gerçekten de bir arama motoru sağlayıcısının kişisel veri içeren arama motoru sonuçlarını gösterebilmek amacıyla işlemesi için yasal dayanak sorununu gündeme getirmektedir.

24.          Bu sebeple, bir ilgili kişinin rızasını geri almak isteğine dayanarak listeden kaldırılma talebi oluşturması pek olası görünmemektedir. Zira, ilgili kişinin rızasını yönelttiği veri sorumlusu, veriyi endeksleyen arama motoru operatörü değil, web yayımcısıdır. Bu yorum ABAD tarafından C-136-17 künyeli 24 Eylül 2019 tarihli kararda (“Google 2 kararı”)[10] da tasdik edilmiştir. Mahkeme’ye göre “(…) rıza ‘belirli’ olmalı ve bu nedenle özel olarak arama motorunun faaliyeti ile bağlantılı olan işleme ile ilgili olmalıdır (…). Uygulamada, arama motoru operatörünün referanslama faaliyetler amacıyla ilgili kişilere ait kişisel verileri işlemeden önce onlardan açık rıza alması (…) pek olası değildir. Her halükârda, (…) kural olarak bir referanstan çıkarma [de-referencing] talebinin yapılmış olması, en azından bu talebin yapıldığı tarihte, bu kişinin artık arama motoru operatörünce yürütülen işlemeye rıza göstermediği anlamına gelecektir.

25.          Bununla birlikte, bir ilgili kişi belirli bir web sayfasında kişisel verisinin kullanılmasına ilişkin rızasını geri alırsa, internet sayfasının ilk yayımcısının, GVKT madde 17.2 uyarınca, bu veriyi dizine ekleyen arama motoru sağlayıcılarını bilgilendirmesi gerekmektedir. Böylece, ilgili kişi kendisine ilişkin kişisel verinin liseden çıkarılması hakkını bu sefer GVKT madde 17.1.c uyarınca yine temin etmiş olacaktır.

1.3.     Dayanak 3: İlgili kişi, kişisel verisinin işlenmesine itiraz hakkını kullandığında listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.c)

26.          GVKT madde 17.1.c uyarınca, ilgili kişi, bir arama motoru sağlayıcısının kendisine ait kişisel verileri silmesini, GVKT Madde 21.1 uyarınca verilerinin işlenmesine itiraz etmesi durumunda ve veri sorumlusunun işleme için başka üstün meşru sebeplerinin mevcut olmadığı durumda temin edebilir.

27.          İtiraz hakkı, GVKT madde 17.1 uyarınca listeden kaldırılmayı talep etme gerekçeleri ile sınırlı tutulmadığı için ilgili kişilere daha güçlü koruma sağlamaktadır.

28.          İşlemeye itiraz etme hakkı Direktif’in 14. maddesi ile sağlanmış[11] ve Costeja kararından bu yana, listeden kaldırılmayı talep etmek için bir zemin oluşturmuştur. Ne var ki, GVKT madde 21 ile Direktif madde 14 arasındaki lafzi farklılıklar, bu maddelerin uygulanmasında da farklılıklar olabileceğini düşündürmektedir.

29.          Direktif’e göre ilgili kişiler taleplerini “kendi özel durumuna ilişkin zorlayıcı meşru gerekçelere” dayandırmak zorundaydı. GVKT’de ise ilgili kişiler “kendi özel durumuna ilişkin gerekçeler” ile işlemeye itiraz edebilir. Dolayısıyla kişilerin artık “zorlayıcı meşru gerekçeler” göstermesine gerek yoktur.

30.          GVKT aksine, veri sorumlularının “işleme için zorunlu meşru gerekçeler” göstermesini zorunlu kılarak ilgili kişilerin lehine bir karine sağlamakta, böylelikle ispat yükünü değiştirmektedir (madde 21.1). Sonuç olarak, bir arama motoru sağlayıcısı, ilgili kişinin özel durumuna dayanarak ilettiği listeden kaldırılma talebini aldığında, listeleme için, madde 21.1. ile birlikte değerlendirildiğinde “ilgili kişinin menfaatlerinden, hak ve özgürlüklerinden daha üstün olan zaruri meşru gerekçeler (…)” olarak belirtilen “üstün meşru gerekçeler” gösteremediği sürece, GVKT madde 17.1.c uyarınca artık kişisel veriyi silmelidir. GVKT madde 17.3’teki herhangi bir istisna da dahil olmak üzere, arama motoru sağlayıcısı herhangi bir “üstün meşru gerekçe” belirleyebilir. Bununla birlikte, arama motoru sağlayıcısı üstün meşru gerekçelerin varlığını kanıtlayamazsa, ilgili kişinin GVKT madde 17.1.c uyarınca listeden kaldırılmayı sağlama hakkı vardır. Nitekim, listeden kaldırılma talepleri artık ilgili kişinin özel durumuna ilişkin sebepler ile arama motoru sağlayıcısının zorunlu meşru gerekçeleri arasındaki dengeyi kurmayı ifade etmektedir. ABAD tarafından hükmedilen Costeja kararında, gizliliğin korunması ile internet kullanıcılarının bilgiye erişmedeki menfaatlerinin korunması arasında kurulan denge ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) tarafından basına ilişkin hususlarda gözetilen denge bu tür bir değerlendirmenin yapılmasıyla ilgili olabilir.

31.          Dolayısıyla, Madde 29 Çalışma Grubu tarafından Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “Google Spain ve Inc v. Agencia Española de Protección de Datos (AEPD) and Mario Costeja González” C-131-12 kararının uygulanmasına ilişkin rehberde geliştirilen listeden kaldırılma kriterlerinin, arama motoru sağlayıcıları ile Denetim Otoritelerince, itiraz hakkına (GVKT madde 17.1.c) dayanarak kendilerine iletilen listeden kaldırılma taleplerinin değerlendirilmesinde kullanılması mümkündür.

32.          Bu bağlamda, ilgili kişilerin listeden kaldırılma talebinin temelini oluşturacak “özel durumları” (örneğin, bir arama sonucu iş başvurularında ilgili kişi açısından olumsuz sonuçlara yol açıyorsa veya kişisel yaşamında itibarını sarsıyorsa), kişilik hakları ile bilgiye erişim hakkı arasındaki denge kurulurken aşağıda örnekleri verilen listeden kaldırılma talepleriyle ilgili genel kriterlere ek olarak dikkate alınacaktır:

§  kişi kamusal yaşamda bir rol üstlenmiyorsa;

§  söz konusu bilgi kişinin profesyonel yaşamı ile ilgili olmasa da gizliliğini etkiliyorsa;

§  bu bilgi bir mahkeme kararına göre kişiye karşı nefret söylemi, iftira, yayın yoluyla hakaret veya ifade alanında benzer suçlar teşkil ediyorsa;

§  veri doğrulanmış bir olgu olarak görünse de aslında olgusal olarak hatalı ise;

§  veri uzun zaman önce işlenmiş nispeten önemsiz bir suça ilişkin ise ve ilgili kişiye karşı önyargı oluşturuyorsa.

 33.          Bununla birlikte; zorlayıcı meşru gerekçelere ilişkin delil olmadığında, talebin reddedilmesi için bu kriterlerin incelenmesine gerek yoktur.

1.4      Dayanak 4: Kişisel verinin hukuka aykırı olarak işlendiği durumlarda listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.d.)

34.          GVKT madde 17.1.d uyarınca, ilgili kişi kişisel verisinin hukuka aykırı olarak işlendiği durumda kendisi ile ilgili kişisel verinin silinmesini talep edebilir.

35.          Hukuka aykırı işleme kavramı öncelikle işlemenin hukuka uygunluğunu düzenleyen GVKT madde 6 ışığında yorumlanmalıdır. GVKT kapsamında düzenlenmiş olan diğer ilkeler (GVKT madde 5’teki ilkeler veya Bölüm II’nin diğer hükümleri gibi) bu tür bir yoruma hizmet edebilir.

36.          İkinci olarak, bu kavram GVKT dışındaki diğer yasal hükümlerin ihlalini de içerek şekilde geniş yorumlanacaktır. Bu tür bir yorum, ulusal hukuka ve mahkeme kararına göre, Denetim Otoritelerince objektif olarak yapılmalıdır. Örneğin, kişisel bilgilerin listelenmesinin bir mahkeme kararı ile açıkça yasaklandığı durumlarda listeden kaldırılma talebi yerine getirilir. Bir arama motoru sağlayıcısının işlemesi için yasal bir dayanak gösteremediği durumlarda, kişisel verinin işlenmesi hukuka aykırı sayılacağından, listeden kaldırılma talebi GVKT madde 17.1.d kapsamına girebilir. Bununla birlikte, ilk işlemenin hukuka aykırı olması durumunda, ilgili kişinin GVKT madde 17.1.c uyarınca da listeden kaldırılmayı talep etme hakkının saklı olduğu hatırlatılmalıdır.

1.5.    Dayanak 5: Kişisel verinin yasal bir yükümlülüğe uyum için silinmesi gerektiği durumlarda listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.e)

37.          GVKT madde 17.1.e uyarınca kişisel verinin arama motoru sağlayıcısının tabi olduğu Birlik ya da Üye Devlet hukukundaki bir yasal yükümlülüğü yerine getirmek için silinmesi gerektiği durumlarda, ilgili kişi arama motoru sağlayıcısından bir ya da daha fazla arama sonucunu listeden kaldırılmasını talep edebilir.

38.          Bir yasal yükümlülüğün yerine getirilmesi bir mahkeme kararından, ulusal hukuk ya da AB hukukuna göre “yasal bir silme yükümlülüğü” altında olduğuna ilişkin açık bir talepten ya da sadece arama motoru sağlayıcısının saklama süresini ihlalinden kaynaklanabilir. Örneklemek amacıyla, verinin saklama süresi bir metin ile belirlenmiş ancak [bu süreye] uyulmamıştır (ancak, bu hipotez çoğunlukla kamusal dosyaları ilgilendirmektedir). Bu durum, anonim hale getirilmemiş verilerin veya açık veri içindeki tanımlayıcı verilerin hipotezini de kapsayabilir.

1.6.      Dayanak 6: Kişisel verinin çocuğa bilgi toplumu hizmetleri sunulmasına ilişkin toplandığı durumlarda listeden kaldırılmayı talep etme hakkı (madde 17.1.f)

39.          GVKT madde 17.1.f uyarınca, kişisel verinin GVKT madde 8.1’de atıf yapıldığı üzere çocuğa bilgi toplumu hizmetinin (“BTH”) sunulmasına ilişkin toplandığı durumlarda, ilgili kişi arama motoru sağlayıcısından bir veya birden fazla arama sonucunu listeden kaldırılmasını talep edebilir.

40.          Madde, BTH’nin doğrudan sunulması dışında başka hiçbir işleme türünü kapsamamaktadır. GVKT, BTH’nin tanımını yapmamakta; daha ziyade AB hukukundaki mevcut tanımlara atıfta bulunmaktadır[12]. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 8 Haziran 2000 tarihli 2000/31/CE sayılı Direktifi’nin 18. gerekçesi,“bilgi toplum hizmetlerinin doğrudan sunulması” kavramına hem geniş hem de muğlak bir tanım getirdiğinden, yorumlamada bazı güçlükler bulunmaktadır. Esas olarak, bu hizmetlerin “çevrimiçi ortamda gerçekleşen çok sayıda ekonomik faaliyeti kapsadığını” belirtmekte ancak, ekonomik faaliyet kriterinin altını çizerek “çevrimiçi sözleşmeler meydana getiren hizmetler dışında, ekonomik bir faaliyeti yansıttığı müddetçe, çevrimiçi bilgi ya da ticari iletişim sunanlar veya veri aramaya, veriye erişime ve veri kurtarmaya yarayan araçlar sunanlar gibi yararlananların ücret ödemediği hizmetleri de kapsadığını” özellikle belirtmektedir.

41.          Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı üzere arama motoru sağlayıcılarının faaliyetlerinin, BTH’nin doğrudan sunulmasının kapsamına girmesi muhtemeldir. Bununla birlikte, arama motoru sağlayıcıları indeksledikleri kişisel verilerin bir çocuğu ilgilendirip ilgilendirmediğini sorgulamamaktadır. Yine de belirli sorumlulukları göz önünde bulundurulduğunda ve GVKT madde 17.1.c uygulamasına tabi olarak, çocuk olmanın “özel duruma ilişkin bir sebep” (GVKT madde 21) olduğunu ve “çocukların kişisel verilerine ilişkin olarak özel korumadan yararlanacaklarını” (GVKT Resital No. 38) kabul ederek çocuğa ilişkin içeriği GVKT madde 17.1.c uyarınca listeden kaldırmaları gerekecektir. Bu durumda, ilk veri sorumlusu tarafından kişisel verinin toplanmasının bağlamı dikkate alınmalıdır. Özellikle, ilgili kişi bir içeriğin listeden kaldırılmasını talep ettiğinde orijinal web sitesi tarafından işlemenin başladığı tarih göz önünde bulundurulmalıdır.

2.            MADDE 17.3 KAPSAMINDA LİSTEDEN ÇIKARMAYI TALEP ETME HAKKININ İSTİSNALARI

42.          GVKT madde 17.3.’e göre işlemenin:

a.     bilgi [edinme] ve ifade özgürlüğü hakkını ifa etmek amacıyla (madde 17.3.a);

b.    veri sorumlusunun tabi olduğu Birlik veya Üye Devlet hukukuna göre işlemeyi gerektiren yasal bir yükümlülüğe uyumun sağlanması ya da kamu yararına yürütülen bir görevin yerine getirilmesi veya veri sorumlusuna verilen resmi yetkinin kullanılması amacıyla(madde 17.3.b);

c.     Madde 9.2’nin (h) ve (i) bentleri ile madde 9.3. uyarınca kamu sağlığı alanında kamu yararına ilişkin sebeplerle (madde 17.3.c);

d.    Madde 89 (1) uyarınca, işbu birinci paragrafta zikredilen hak, işlemenin amaçlarının elde edilmesini imkânsız hale getirmediği ya da ciddi şekilde zorlaştırmadığı müddetçe, kamu yararını gözeten arşivleme amaçları, bilimsel veya tarihsel araştırma amaçları ya da istatistiksel amaçlar için (madde 17.3.d);

e.     yasal iddiaların oluşturulması, uygulanması, veya savunulması amacıyla (madde 17.3.e)

gerekli olduğu durumlarda GVKT madde 17’nin 1. ve 2. paragrafları uygulanmayacaktır.

43.          Bu bölüm, GVKT madde 17.3 kapsamındaki çoğu istisnanın listeden kaldırılma talepleri açısından elverişli görünmediğini göstermeyi hedeflemektedir. Bu elverişsizlik listeden kaldırılma talepleri için GVKT madde 21’ın uygulanmasını savunmaktadır. Her halükârda, GVKT madde 17.3 ile getirilen istisnaların GVKT madde 17.1.c uyarınca zorlayıcı meşru gerekçeler olarak ileri sürülebileceği de unutulmamalıdır.

2.1.      Bilgi [edinme] ve ifade özgürlüğünün kullanılması için işlemenin gerekli olması

44.          GVKT madde 17.1’in uygulamasına ilişkin bu muafiyetin, silmeyi (erasure) tanımlayan özellikler bağlamında yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir. GVKT madde 17.1 veri sorumlularına yönelik açık ve koşulsuz bir emir olarak tanımlanmaktadır. Eğer GVKT madde 17.1’de belirlenen koşullar gerçekleşmişse, veri sorumlusu “gecikmeksizin kişisel veriyi silmekle yükümlüdür”. Buna rağmen, bu mutlak bir hak değildir. GVKT madde 17.3’te düzenlenen muafiyetler, bu yükümlülüğün uygulanmayacağı durumları belirlemektedir.

45.          Ancak, ilgili tarafların haklarının korunması ile bilgiye engelsiz erişimi de içeren ifade özgürlüğü arasındaki denge, GVKT madde 17’nin ayrılmaz bir parçasıdır.

46.          Bir arama motoru sağlayıcısı tarafından gerçekleştirilen işleme faaliyetinin, aramanın ilgili kişinin adı üzerinden gerçekleştirildiği hallerde gizlilik ve veri koruma yasasına ilişkin temel hakları önemli ölçüde etkileyeceği, ABAD tarafından Costeja kararında tanınmış ve yakın zamanda Google 2 kararında yinelenmiştir.

47.          Mahkemeye göre, ilgili kişilerin hak ve özgürlükleri ile internet kullanıcılarının arama motoru sağlayıcısı aracılığıyla bilgiye erişmedeki menfaatleri kıyaslandığında, “her ne kadar, bu maddeler altında korunmakta olan ilgili kişilerin haklarının ayrıca genel kural olarak internet kullanıcılarının menfaatlerine üstün geldiği doğru olsa da, bu denge yine de belirli durumlarda söz konusu bilginin doğası ile ilgili kişinin özel hayatına olan hassasiyete ve kamunun bu bilgiye sahip olmadaki menfaatine -ki bu menfaat bilhassa ilgili kişinin toplumsal hayattaki rolüne göre değişebilecektir- bağlıdır.”[13]

48.          Mahkeme ayrıca, ilgili kişilerin haklarının, genel olarak[14], internet kullanıcılarının arama motoru sağlayıcısı aracılığıyla bilgiye erişmedeki menfaatlerine göre üstün geleceğini belirtmiştir. Ancak Mahkeme, bu değerlendirmeyi etkileyebilecek çeşitli faktörler belirlemiştir. Bunlar arasında; bilginin doğası veya hassasiyeti ve özellikle internet kullanıcılarının bilgiye erişmedeki – ilgili tarafın toplumsal hayattaki rolüne bağlı olarak değişebilen – menfaatleri yer almaktadır.

49.          Mahkemece yapılan listeden kaldırma analizinde ima edildiği üzere, listeden kaldırılma talepleri incelenirken arama sonuçlarının bloke edilmesine ya da muhafazasına yönelik karar alınmadan önce, arama motoru sağlayıcısının zorunlu olarak listeden kaldırma kararının internet kullanıcılarının bilgiye erişimlerini nasıl etkileyeceğini dikkate alması gerekmektedir.[15] Bu etki listeden kaldırılma talebinin mutlaka reddedilmesini gerektirmez. Mahkemece teyit edildiği üzere, ilgili kişinin temel haklarına bu şekilde bir müdahale, kamunun söz konusu bilgiye erişmedeki üstün menfaati ile gerekçelendirilmelidir.

50.          Mahkeme aynı zamanda bir web yayıncısının bilgi yayma açısından sahip olabileceği meşruiyet ile arama motoru sağlayıcısının meşruiyetini birbirinden ayırt etmiştir. Mahkeme bir web yayıncısının faaliyetinin münhasıran gazetecilik amaçları için kullanılabileceğini kabul etmiştir, ki bu durumda web yayıncısı Üye Devletlerin bu tür senaryolarda Direktif’in 9. maddesine dayanarak (mevcut halde GVKT madde 85.2) kurabileceği muafiyetten yararlanacaktır. Bu bağlamda, 28 Haziran 2018 tarihli “M.L. ve W.W v. Almanya” kararında AİHM söz konusu talebe göre menfaat dengesinin farklı sonuçlar verebileceğini belirtmektedir: (işleme faaliyeti (i) ifade özgürlüğünün korumayı hedeflediği meselenin tam kalbinde yer alan orijinal yayıncıya yöneltilen bir silme talebi ile (ii) asıl menfaati ilgili kişi hakkındaki orijinal bilgiyi yayımlamak değil, bu kişiye ilişkin mevcut herhangi bir bilgiyi belirlemeye yardımcı olmak suretiyle bu kişinin profilini çıkarmak olan arama motoruna yöneltilen talepler arasında ayrım yapılmıştır).

51.          Bu mülahazalar GVKT madde 17 şikayetlerinde de değerlendirilmelidir. Zira, bu kararlarda da listeden kaldırılmayı talep eden ilgili kişilerin hakları internet kullanıcılarının bilgiye erişmedeki menfaatleri ile kıyaslanmak zorundadır.

52.          Google 2 kararında ABAD tarafından açıklandığı üzere, GVKT madde 17.3.a “kişisel verilerin korunması hakkı mutlak bir hak değildir, ancak, (…) toplumdaki fonksiyonuna ve ölçülülük ilkesine göre diğer temel haklarla arasında bir denge kurulması gözetilmelidir”.[16] Bu madde “bir yandan Bildirge’nin 7. ve 8. maddeleri ile garanti altına alınan gizlilik ve kişisel verilerin korunması temel hakları ile diğer yandan Bildirge’nin 11. maddesinde koruma altına alınan bilgi [edinme] özgürlüğü temel hakkı arasında denge kurulması gerekliliğini açık şekilde ortaya koymaktadır.”[17]

53.          Mahkeme böylece “arama motoru operatörü özel kategoriler kapsamına giren kişisel verilerin yer aldığı bir web sayfasına yönlendiren bağlantıya ilişkin bir referanstan çıkarma talebi aldığı durumda (…), söz konusu davayla ilgili tüm faktörler uyarınca ve ilgili kişinin Bildirge’nin 7. ve 8. maddelerinde yer alan gizlilik ve kişisel verilerin korunması temel haklarına müdahalenin ciddiyetini göz önünde bulundurarak, ilgili kişinin adı üzerinden yapılan bir aramayı takiben bu bağlantının gösterilen sonuç listesinde yer almasının, böyle bir arama vasıtasıyla potansiyel olarak bu internet sayfasına erişmeye ilgi gösterebilecek internet kullanıcılar bakımından Bildirge’nin 11. maddesi ile korunan bilgi özgürlüğü açısından gerekli olup olmadığını, esaslı kamu yararı sebeplerini de gözeterek teyit etmelidir.” sonucuna ulaşmıştır.[18]

54.          Sonuç olarak, davanın koşullarına bağlı olarak, bir içeriğin sonuç listesinde yer almasının internet kullanıcılarının bilgi özgürlüğünün korunması için kati surette zorunlu olduğunu kanıtlayabildikleri takdirde arama motoru sağlayıcıları bu içeriği listeden kaldırmayı reddedebilecektir.

2.2.     İşlemenin veri sorumlusunun tabi olduğu bir yasal yükümlülüğe uyulması için ya da kamu yararını gözeten bir görevin yerine getirilmesi veya veri sorumlusuna verilen resmi yetkinin kullanılması için gerekli olduğu haller

55.          Bu muafiyetin içeriği, arama motoru sağlayıcılarının faaliyetlerine uygulanmayı zorlaştırmakta olup, belirli sonuçları listeden kaldırmaya ilişkin kararlar üzerinde etkili olabilecektir. Zira, arama motoru sağlayıcılarının işlemeleri ilke olarak arama motoru sağlayıcısının meşru menfaatine dayanmaktadır.

2.2.1. Yasal yükümlülük

56.          Arama motoru sağlayıcılarına belirli bilgileri yayma görevi yükleyen yasal yükümlülüklerin varlığını tasavvur etmek zordur. Bu, geliştirdikleri faaliyet türünün bir sonucudur. Arama motoru sağlayıcıları bilgi üretmez veya [bilgi] ibraz etmez.

57.           Bu nedenle, Üye Devlet hukukunun, bu yayının daha sonra arama motoru sağlayıcıları tarafından yönlendirilecek diğer web sayfalarında yapılması zorunluluğu koymak, yine arama motoru sağlayıcılarına belirli türde bilgileri yayımlama yükümlülüğü getirmesi olası görünmemektedir.

58.          Bu değerlendirme, Birlik veya Üye Devlet hukukunda bir kamu otoritesinin arama motoru sağlayıcılarını, bu bilgilerin yer aldığı web sayfasına bir URL bağlantısı yönlendirmek yerine doğrudan bilgi yayımlamaya zorlayan bir karar almasına izin verildiği ihtimalini de kapsayabilir.

59.          Bir Üye Devlet hukuku, arama motoru sağlayıcıları için kişisel bilgi içeren kararları ya da belgeleri yayımlama yükümlülüğü getiriyor veya resmi makamlara bu tür yayımların yapılmasını emretme yetkisi veriyorsa, GVKT madde 17.3.b’deki muafiyet uygulanmalıdır.

60.          Bu tür bir uygulama, muafiyetin getirildiği şartları, yani söz konusu bilginin muhafazasının yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmek için gerekli olduğunu, dikkate almalıdır. Örneğin, bir yasal yükümlülük ya da kanunen yetkili bir makam tarafından alınmış bir karar, yayım için bir zaman sınırlaması içerebilir veya açıkça belirli bir süre içerisinde gerçekleştirilebilecek amaçlar belirleyebilir. Bu durumlarda, eğer listeden kaldırılma talebi bu zaman sınırları aşıldıktan sonra yapılmış ise muafiyetin artık uygulanabilir olmadığı kabul edilmelidir.

61.          Diğer yandan, Üye Devlet hukukunun web sayfalarında kişisel veri içeren bilginin yayımlanmasını öngörmesi olağandır. Yayımlama ya da yayımlanmış bilginin muhafaza edilmesine ilişkin bu yasal yükümlülük arama motoru sağlayıcısına değil, arama motoru sağlayıcısının indeksi tarafından içeriğine bağlantı verilen bir web yayımcısına yönelik olduğundan, bu yükümlülüğün GVKT madde 17.3.b’de yer alan muafiyet kapsamına girdiği kabul edilemez. Dolayısıyla, arama motoru sağlayıcısı listeden kaldırma talebinin reddetmek için [böyle] bir yükümlülüğün varlığını öne süremez.

62.          Bununla birlikte, diğer web yayımcılarına yöneltilen yasal bir yayımlama yükümlülüğü ilgili kişilerin hakları ile internet kullanıcılarının bilgiye erişme menfaatleri arasında denge kurulurken dikkate alınmalıdır. Bilginin çevrimiçi yayımlanmasının bir kanun hükmü uyarınca ya da kanunen yetkili bir makamca alınan bir kararı takiben zorunlu olduğu gerçeği, kamunun bu bilgiye erişebilmedeki menfaatinin bir göstergesidir.

63.          Orijinal web sayfaları (original web pages) açısından kamunun üstün menfaatinin varlığına ilişkin bu ön kabul, bir arama motoru sağlayıcısının sonuç indeksleri ile kıyaslandığında aynı şekilde işlemez. Her ne kadar bilgiyi belirli bir web sitesinde yayınlamaya ilişkin yasal yükümlülük, bu bilginin o web sayfasından silinmemesi gerektiği sonucuna götürse de genelde, arama terimi olarak bir ilgili kişinin adı kullanıldığında arama motoru sağlayıcısı tarafından sunulan sonuçlara ilişkin karar farklı olabilir.

64.          Bu durumlarda listeden kaldırılma talebine ilişkin değerlendirme, orijinal web yayıncılarına yüklendiği müddetçe, sırf yasal bir yayımlama yükümlülüğü mevcut diye arama motoru sağlayıcısının listeden kaldırılma talebini kabul etmesinin mümkün olmadığı sonucunu varsaymamalıdır.

65.          Karar, genel kural olarak, ilgili kişilerin hakları ile arama motoru sağlayıcısı üzerinden internet kullanıcılarının bu bilgiye erişmedeki menfaatleri arasında bir denge kurularak alınmalıdır.

2.2.2. Kamu yararına ya da resmi bir yetkinin kullanılmasına yönelik olarak yürütülen bir görevin yerine getirilmesi

66.          Arama motoru sağlayıcıları kamu makamları değildir ve bu nedenle kendi başlarına kamu yetkileri kullanamazlar.

67.          Ancak, bir Üye Devletin veya Birliğin kanunları tarafından kendilerine verilmişse, bu yetkileri kullanabilirler. Aynı şekilde, eğer ulusal hukuka göre faaliyetleri kamu yararını sağlamak için zorunlu ise kamu yararına yönelik görevler yerine getirebilirler[19].

68.          Arama motoru sağlayıcılarının özellikleri dikkate alındığında, Üye Devletlerin onlara kamusal yetkiler tanıması ya da faaliyetlerinin veya bu faaliyetlerin bir kısmının kanun yoluyla belirlenmiş bir kamu yararını gerçekleştirmek için zorunlu olduğunu kabullenmesi olası değildir.

69.          Buna rağmen, Üye Devlet hukukunca arama motorlarına kamusal yetkiler verilmiş veya faaliyetleri bir kamu yararının elde edilmesi ile ilişkilendirilmiş ise [arama motorları] GVKT madde 17.3.b’de belirtilen muafiyetten yararlanabilirler. Bir Üye Devlet hukukunda arama motoru sağlayıcılarına bilgi işlemeye yönelik bir yasal yükümlülük yüklendiği durumlar açısından önceden tartışılan hususlar bu durumda da geçerlidir.

70.          Bu muafiyete bağlı sebeplerle bir listeden kaldırılma talebinin yerine getirilmemesine karar vermek için, bilgiyi arama motoru sonuçlarında muhafaza etmenin gözetilen kamu yararının elde edilmesi ya da temsil yetkisinin kullanılması için gerekli olup olmadığının belirlenmesi şarttır.

71.          Diğer yandan, yetkilerin ya da kamu yararının yasal tanımı bir Üye Devlet tarafından belirleneceğinden, eğer arama motoru bir listeden kaldırılma talebini bu muafiyete dayanarak reddederse, kendi faaliyetinin kamu yararını elde etmek için gerekli olduğunu düşündüğü için bu şekilde hareket ettiği anlaşılmalıdır. Bu durumda arama motoru sağlayıcısı, faaliyetini neden kamu yararı için yerine getirdiğini düşündüğüne ilişkin sebepler sunmalıdır. Bu şekilde bir açıklama olmaksızın bir ilgili kişinin listeden kaldırılma talebi reddedildiğinde bu muafiyetten yararlanmak mümkün değildir.

72.          Sonuç olarak, GVKT madde 55.2 uyarınca, yapılabilecek olası bir şikâyeti, hukukuna tabi olunan Üye Devletin Denetim Otoritesi inceleyecektir.

2.3       Kamu sağlığı alanında kamu yararı gerekçeleri

73.          Bu muafiyet işlemenin bir kamu yararını yerine getirmek için gerekli olduğu gerçeğine dayanan spesifik bir durumdur.

74.          Bu durumda, kamu yararı kamu sağlığı alanı ile sınırlıdır. Ancak, diğer alanlardaki kamu yararında olduğu gibi işlemenin hukuki temelinin Birlik ya da Üye Devlet hukukunca belirlenmesi gerekmektedir.

75.          Arama motoru sağlayıcısının faaliyeti kapsamında bu muafiyetin uygulanması bakımından yukarıda bahsedilen aynı sonuçlara ulaşılabilecektir. Birlik ya da Üye Devlet hukukunca arama motoru sağlayıcısının faaliyeti ile kamu sağlığına ilişkin kamu yararı amaçlarının elde edilmesi için bilginin ya da bilgi kategorisinin arama motoru sağlayıcısının sonuçlarında muhafaza edilmesi arasında bir ilişki kurulması olası görünmemektedir.

76.          Bu sonuç, listeden kaldırmanın esasen arama kriteri olarak bir adın girildiği durumlarda yalnızca bazı sonuçların, sonuçlar sayfasından silinmesi gibi bir etkisi olduğu düşünüldüğünde daha bariz olmaktadır. Ancak bilgi, arama motoru sağlayıcılarının dizinlerinden silinmemekte ve bu bilgiye başka arama kriterleri kullanılarak erişilebilmektedir.

77.          Bu sebeple, arama esasen ilgili kişinin adı üzerinden yapıldığında bu sonuçların görünür tutulmasının, genel olarak kamu sağlığı alanında kamu yararı amaçları için gerekli bir husus olduğunu tasavvur etmek zordur.

78.          Ulusal standartların uygulanabilirliği ve bu muafiyete dayanarak reddedilen GVKT madde 17 ile ilgili bir davada olası iddialara bakacak Denetim Otoritesinin belirlenmesine ilişkin kriterler yukarıda tartışılmıştır.

2.4.  Madde 89 (1) uyarınca, işbu birinci paragrafta zikredilen hak, işlemenin amaçlarının elde edilmesini imkânsız hale getirmediği ya da ciddi şekilde zorlaştırmadığı müddetçe, kamu yararını gözeten arşivleme amaçları, bilimsel veya tarihsel araştırma amaçları ya da istatistiksel amaçlar

79.          Bu senaryoda, arama motoru sağlayıcısı, sonuçlar sayfasındaki belirli bir içeriği listeden kaldırmanın bilimsel veya tarihi araştırma amaçların ya da istatistiksel amaçların yerine getirilmesini imkânsız hale getirdiğini ya da bunun önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini kanıtlayabilmelidir.

80.          Bu amaçların objektif bir şekilde arama motoru sağlayıcısı tarafından gözetilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Sonuçları gizlemenin arama motoru sağlayıcısının hizmetlerini kullananlarca gözetilen araştırma ya da istatistiksel amaçları ciddi şekilde etkileyip etkilemeyeceği olasılığı bu muafiyetin uygulanmasıyla ilgili değildir. Bu amaçlar, eğer mevcutlarsa, ilgili kişilerin hakları ile internet kullanıcılarının arama motoru sağlayıcısı aracılığıyla bilgiye erişmedeki menfaatleri arasında denge kurulurken dikkate alınmalıdır.

81.          Arama motoru sağlayıcısının bu amaçları kural olarak bir ilgili kişinin adı ile arama sonuçları arasında bir bağlantıya gerek olmaksızın objektif olarak gözetebileceğinin mümkün olduğu da ayrıca vurgulanmalıdır.

2.5.      Yasal iddiaların oluşturulması, ifa edilmesi veya savunulması

82.          İlke olarak, arama motoru sağlayıcılarının, GVKT madde 17 listeden kaldırılma taleplerini bu muafiyete dayanarak reddetmeleri oldukça uzak bir ihtimaldir.

83.          Bir listeden kaldırılma talebinin, arama kriteri olarak genelde ilgili kişinin adı kullanıldığında, arama motoru sağlayıcısının belirli sonuçları arama sonuçları sayfasından gizlemesini öngördüğü vurgulanmalıdır. Başka terimler kullanılarak arama yapıldığı takdirde bilgi hala erişilebilir durumdadır.

***

  

Orijinal dilindeki metne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://edpb.europa.eu/sites/default/files/files/file1/edpb_guidelines_201905_rtbfsearchengines_afterpublicconsultation_en.pdf


[1] Bu rehberde “Üye Devletler”e yapılan atıflar, “AEB Üye Devletleri”ne yapılan atıflar olarak anlaşılmalıdır.
[2] ABAD, Dosya C-131/12, Google Spain SL ve Google Inc. v Agencia Española de Protección de Datos (AEPD) and Mario Costeja González, 13 Mayıs 2014 tarihli karar.
[3] archive.org gibi web arşivleri de dahildir.
[5] ABAD, Dosya C-131/12, 13 Mayıs 2014 tarihli karar, paragraf 88: “95/46 sayılı Direktifin 12(b) maddesi ve 14. Maddenin ilk fıkrasının (a) bendi bir kişinin adına dayanarak yapılan bir aramayı takiben üçüncü kişilerce yayımlanan ve bu kişiye ilişkin bilgi içeren internet sayfalarına yönlendiren bağlantıların, bu adın veya bilginin bu internet sayfalarından, önceden ya da eş zamanlı olarak silinmediği durumlarda ve hatta [bilginin] bu sayfalarda yayımlanmasının hukuka uygun olduğu durumlarda dahi, bu hükümlerde düzenlenen haklara riayet etmek amacıyla ve bu hükümlerde yer alan şartlar gerçekten yerine getirildiği müddetçe arama motoru sağlayıcısı tarafından gösterilen sonuçlar listesinden çıkarılması gerektiği şeklinde yorumlanmalıdır.
[6] ABAD, Dosya C 131/12, 13 Mayıs 2014 tarihli karar; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “M.L. ve W.W. vs. Almanya”, 28 Haziran 2018.
[7] Tüzük 2016/679 (GVKT), madde 17.2: “Veri sorumlusunun kişisel verileri alenileştirmiş olduğu ve 1. paragraf uyarınca kişisel verileri silmek zorunda olduğu hallerde, veri sorumlusu, mevcut teknoloji ve uygulama maliyetini göz önünde bulundurarak, ilgili kişinin talep etmiş olduğu kişisel verileri işleyen sorumluları söz konusu kişisel verilere yönelik her türlü bağlantı veya bu verilerin her türlü nüshası ya da çoğaltmasının söz konusu veri sorumlularınca silinmesi hususunda bilgilendirmek üzere teknik tedbirler de dahil olmak üzere makul adımları atar.”
[8] Bkz. ABAD, Dosya C-136/17, GC ve Diğerleri v CNIL, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 35 ve Dosya C-131/12, 13 Mayıs 2014 tarihli karar, paragraf 41.
[9] Madde 29 Veri Koruma Çalışma Grubu, “Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “Google Spain ve Inc v. Agencia Española de Protección de Datos (AEPD) and Mario Costeja González” C-131/12 kararının uygulanmasına ilişkin Rehber, WP 225, 26 Kasım 2014, s. 23.
[10] ABAD, Dosya C-136/17, Commission nationale de l’informatique et des libertés (CNIL) v. Google LLC, 24 Eylül 2019 tarihli karar.
[11] 95/46/EC sayılı Direktif, madde 14: “Üye Devletler ilgili kişilere: (a) en azından madde 7(e) ve (f)’de atıf yapılan durumlarda, ulusal mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe kendi özel durumu ile ilişkili zaruri meşru sebeplere dayanarak kendisine ilişkin verinin işlenmesine herhangi bir zaman itiraz etme hakkını verir. Gerekçelendirilmiş bir itirazın olduğu durumlarda, veri sorumlusu tarafından başlatılan işleme artık bu verileri içermeyebilir”.
[12]   Bilhassa, Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 9 Eylül 2015 tarihli Teknik düzenlemeler alanında bilginin ve Bilgi Toplumu hizmetlerine ilişkin kuralların sağlanmasına ilişkin usulü düzenleyen 2015/1535 sayılı Direkftif (AB’)’inin (kodifikasyon) 1(1)(b). maddesi.
[13] ABAD, C-131/12, 13 Mayıs 2014 tarihli karar, paragraf 81; ABAD, C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 66.
[14] ABAD, Dosya C-131/12, 13 Mayıs 2014 tarihli karar, paragraf 99; ABAD, Dosya C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 53.
[15] ABAD, Dosya C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 56 ve sonrası.
[16] ABAD, Dosya C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 57.
[17] ABAD, Dosya C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 59.
[18] ABAD, Dosya C-136/17, 24 Eylül 2019 tarihli karar, paragraf 69.
[19] GVKT, madde 6.3: “1. paragrafın (c) ve (e) bentlerinde atıf yapılan işleme[nin hukuki] temeli:(a) Birlik hukuku; veya(b) Veri sorumlusunun tabi olduğu Üye Devlet hukuku (…) tarafından düzenlenecektir.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!